Doğu İmparatorluk Bahçeleri ve bahçedeki sürpriz

29 Kasım 2009’da Tokyo’nun 125 km kuzeyinde, tarihi yapılarıyla ünlü Nikko kentine gitmeyi planlamıştım, ancak Pazar günleri bölgenin aşırı kalabalık olduğunu öğrendim. Hava durumunda o günün yağmurlu olacağı bilgisini de alınca Tokyo’da kalıp alternatif bir gezi yapmaya karar verdim. Kısa bir incelemeden sonra kendime hedef olarak Doğu İmparatorluk Bahçeleri’ni (Kokyo Higashi Gyoen) seçtim ve yola koyuldum. Bu bahçe aslında 17. yüzyılda Edo kalesi olarak yapılmış ve Shogun Tokugawa burada oturuyormuş. Japon tarihinin en yüksek kale kulesi 1638 yılında kalenin bir parçası olarak tamamlanmış ve 1657’de büyük bir yangında yanmış. Yerine tekrar yapılmamış ama temelleri hala duruyor. Çevresi Japon bahçesi olarak düzenlenen kale kalıntıları doğrudan İmparatorluğa bağlı ve park olarak kullanılıyor. Buradaki Japon Bahçesinin ismi Ninomaru. Japon bahçeleri genelde belediyelere bağlı ama böyle tarihi önemi olan Kyoto ve Tokyo’daki birkaç bahçe İmparatorluğa bağlı.

Doğu İmparatorluk Bahçeleri'nden çevrenin görünümü.
Doğu İmparatorluk Bahçeleri’nden çevrenin görünümü.
Edo Kalesi'nin kulesinden geriye kalanlar.
Edo Kalesi’nin kulesinden geriye kalanlar.

Bahçenin kapısından girerken bir tuhaflık hissetim. Etraf kalabalıktı ve çok sayıda polis vardı. Biraz ilerledikten sonra, insanların parkın ortasından geçen bir yolun iki tarafına dizildiklerini ve bir şey beklediklerini gördüm. Kalabalığın arasında biraz daha ilerledim, derken sürpriz! İmparator ve İmparatoriçe’yi gördüm. Modern ve sade, oldukça şık giyinmiş bu yaşlı çift çevreye el sallayarak sempatik gülücükler dağıtıyorlardı. Her ikisi de güler yüzlü, mütevazı ve zarifti. Çevredeki Japonların davranışlarından bu insanları gerçekten sevdikleri açıkça belli oluyordu. Şakası yok, Şinto inancına göre İmparator Tanrı’nın torunudur ve Japonya’da çok saygı görür. Bizdeki kerameti kendinden menkul yöneticilerin kasılmaları ve insanları aşağılamaları aklıma geldi ve acı acı gülümsedim. Polislerin halka davranışı son derece dikkatli, sevecen ve ilgiliydi. Yere çömelip kollarını çember yapmış bir polis gördüm, kollarının arasında kesilmiş bir ağaç kökü vardı ve insanlar kalabalıkta görmeyip dizlerini bacaklarını kütüğe çarpar diye öylece bekliyordu. Diğer bir polis halkın önündeydi ve görüş açılarını kapatmamak için yere çömelmişti.

Halkın görüş açısını kapatmamak için çömelerek görev yapan polis.
Halkın görüş açısını kapatmamak için çömelerek görev yapan polis.

Birazdan iki tane atlı araba belirdi. Arabalar, atları ve sürücüleri son derce süslüydü ve tarih kokuyordu. Bu arabalar 1928 yılında yapılmış. Bundan 20 yıl önce İmparator’un taç giyme töreninden sonra törenin bir parçası olarak İmparator ve İmparatoriçe bu arabalardan birer tanesine binerek Ise Tapınağı’na gitmişler. Olayın yıldönümünü kutlamak üzere arabalar orada resmi geçit yapıyormuş. Bu şanslı kardeşiniz de İmparatorun tahta çıkışının 20. yılını kutlama törenlerine bilmeden katılmış oldu.

İmparatorluk arabası geçit töreninde.
İmparatorluk arabası geçit töreninde.
Arabanın sürücüsü.
Arabanın sürücüsü.
İmparator halkı selamlarken.
İmparator halkı selamlarken.
İmparatoriçe halka eğilerek selam veriyor.
İmparatoriçe halka eğilerek selam veriyor.
İmparator ve İmparatoriçeyi görmeye ve fotoğraflarını çekmeye çalışan halk.
İmparator ve İmparatoriçeyi görmeye ve fotoğraflarını çekmeye çalışan halk.

Tören bitince kalabalık dağıldı. Ben de parkı gezmeye koyuldum. Şanslı günümmüş, Kasım ayında açmış bir kiraz ağacı gördüm. Sonra bir banka oturdum ve fotoğraf makinemin küçük monitöründen İmparatorun fotoğraflarına baktım. Tam o sırada birisi İngilizce olarak “İmparatorun fotoğrafını çekebildin mi?” dedi. Kafamı kaldırdığımda 35-40 yaşlarında beyaz bir adam gördüm. Adam yanıma geldi ve kendini tanıttı. Amerikalıymış, Tokyo’yu hep merak edermiş onun için gelmiş. Nereli olduğumu sordu, Türk olduğumu söyleyince şaşırdı. Ben çok gezerim ama pek Türk gezgin görmem dedi. Bir önceki yıl Türkiye’deymiş. İstanbul’u, Bodrum ve Marmaris’i gezmiş. Biraz Türkiye’den konuştuk. Kendisine Antalya ve Doğu Karadeniz’i de ziyaret etmesini önerdim. İlginçtir, Tokyo’yu iş çıkış saatlerindeki kalabalık ve koşuşturma halleri ile İstanbul’a benzettiğini söyledi.

Kiraz ağaçlarının bazıları mevsiminden önce çiçek açıyor. Sakura denilen bu çiçeklerin Japon halkı için özel bir önemi var ve mutlaka ilgi gösteriyorlar.
Kiraz ağaçlarının bazıları mevsiminden önce çiçek açıyor. Sakura denilen bu çiçeklerin Japon halkı için özel bir önemi var ve mutlaka ilgi gösteriyorlar.
Sakuranın yakından görünüşü.
Sakuranın yakından görünüşü.

ninomaru-bahcesi

Ninomaru Japon bahçesinden görünümler.
Ninomaru Japon bahçesinden görünümler.

Harajuku

Cosplay merkezi olarak bilinen bu semt lise ve üniversite çağındaki gençlerin en sevdiği yer olarak biliniyor. Hafta sonları cosplay denen tarzda giyinmiş gençlerin toplandığı bir yer. Sıradışı giyim mağazaları ile dikkati çekiyor. Bu mağazalar Takeshita Caddesi ve civarında toplanmış durumda. Japonya’nın moda trendlerinin bu caddeden doğduğu söylenir. Bu caddede Daiso isimli bir 100 yen dükkanı da var.

Takeshita Caddesi'nden bir vitrin.
Takeshita Caddesi’nden bir vitrin.
Vitrin düzenlemesi yapan bir genç kız.
Vitrin düzenlemesi yapan bir genç kız.

Harajuku’daki diğer bir meşhur cadde, Omotesando. Yaklaşık bir kilometre uzunluğundaki bu caddede çeşitli mağazalar, alışveriş merkezleri, kafeler ve lokantalar var. Oriental Bazaar isimli dört katlı mağazada Japonya’ya özgü hediyelik eşyalar var. Kiddy Land isimli altı katlı mağazada ise sadece oyuncak satılıyor.

Harajuku'daki Kebab Box J isimli dönerci. Kovboy şapkalı bu abiler Türk ve kolayca muhabbete giriyorlar.
Harajuku’daki Kebab Box J isimli dönerci. Kovboy şapkalı bu abiler Türk ve kolayca muhabbete giriyorlar.

Rikugien Bahçesi

Bu bahçe 1702 yılında, şiirlerde anlatılan 88 manzarayı temsil etmek üzere yapılmış. Merkezinde iri bir yapay göl bulunan hayli büyük bir bahçe. Bahçede çeşitli türlerde yabani kuşlar yaşıyor. Bahçeyi tam olarak gezmek bir saat sürüyor. Bir de fotoğraf çekecekseniz bu süre daha da uzuyor.

rikugien-bahcesirikugien-bahcesi-2

Rikugien Bahçesi'nden görünümler.
Rikugien Bahçesi’nden görünümler.

Koishikawa Korakuen Bahçesi

Çin ve Japonya’daki meşhur manzaraların minyatür hallerini içeren 1629 yılında yapılmış bir bahçe. Bahçenin en güzel zamanının Kasım’ın ikinci yarısı olduğu söyleniyor. Gezmek bir saat sürüyor.

koishikawa-korakuen-bahcesi

Koishikawa Korakuen Bahçesi'nden görünümler.
Koishikawa Korakuen Bahçesi’nden görünümler.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir