Baisha Pazarı, Fuli, Li Nehri turu

Baisha Pazarı

Turistik olmayan, saf bir yerel pazar görmek istiyorsanız, Yangshuo yakınlarındaki Baisha pazarı ideal. Her ayın 1, 4, 7, 11, 14, 17, 21, 24, 27’sinde kurulan bu pazar, çevre köylerden gelen satıcılarla birlikte çok otantik ve zengin bir profil sergiliyor. Pazarda geleneksel bitkisel ilaç satanlardan sepet örenlere, berberden kasaba envayi çeşit esnaf görmek mümkün. Pazar yakınlarında minibüsten indikten sonra muz yaprağı içinde pişmiş baharatlı “sticky rice” (yapışkan pirinç) ile kahvaltımızı yaptık. Yapışkan pirinç, pilavlık pirinçten farklı bir tür. Pişince yumuşayıp birbirine yapışıyor. Hemen ardından tıbbi bitkilerin satıldığı bölüme girdik. Bir kenarda kupacı hastasına bambudan yapılmış kupaları yapıştırmıştı. Hasta sigarasını içiyordu. Geleneksel Çin tıbbında sigara zararlı sayılmıyor, ama fazlası iyi değil deniyor (Budizm’de bir şeyin uç noktalarının iyi olmadığı gibi bir inanç var).

Bambudan yapılmış geleneksel kupalarla kupa çekme.

Bambudan yapılmış geleneksel kupalarla kupa çekme.

IMG_8476

IMG_8463IMG_8424

Tıbbi bitkilerin satıldığı bölümde yüzlerce tür bitki vardı, tabi bunların ne olduğunu anlayamadık. Pazar esnafı, genellikle güleryüzlüydü ve mutlu görünüyorlardı. Pazarda yabancı olarak sadece biz vardık. Çin’de endüstriyel tarıma henüz geçilmediği (belki de hiç geçilmeyecek) için çok gösterişli sebze ve meyveler yok. Ancak, bilhassa kırsal kesimde yediğimiz yiyeceklerin hayli lezzetli olduğunu söyleyebilirim. Buna tavuk da dahil.

IMG_8420IMG_8415
Çin, dünyanın en eski tarım merkezlerinden birisi. Sabanın icad edildiği yer olarak biliniyor. Kömünizme kadar toprakların çoğu derebeylerin elindeymiş. Kömünist devrimden sonra toprak reformu yapılmış ve toprak köylülere dağıtılmış. 1956’da topraklar halk komünlerinin yönetimine verilmiş. Bu dönemde, köylülerin oluşturduğu komünler toprağı beraber işliyor, ürün eşit bölüşülüyormuş. 1958’de bireysel üretim tamamen yasaklanmış. Bu uygulama, daha fazla çalışanın daha fazla kazanmasını sağlamadığı için üretim azalmış. Yerel yöneticilerin üretim rakamlarını kağıt üstünde şişirmesi, tarım ürünleri ihracatı yapılması, çiftçilerin bir kısmının sanayiye kaydırılması gibi etkenlerin üzerine bir de kırlangıçla mücadele eklenmiş. Tahılları yedikleri için kırlangıçların öldürülmesi, çekirgelerin artmasına sebep olmuş ve bu olaylar zinciri dünya tarihinin en büyük açlık felaketine yol açmış, yaklaşık 30 milyon insan açlıktan ölmüş. 1962’de sistem yumuşatılarak bireysel toprak sahipliğine izin verilmiş ve 1976’da tamamen değiştirilerek her aileye üretim yapacağı bir toprak verilmiş. Günümüzde 300 milyon tarım çalışanı ile Çin dünyanın tarıma uygun arazilerin %8’i üzerinde dünyanın tarım üretiminin %20’sini yapıyor. Tarım sektörü oldukça sancılı, çünkü tarım topraklarının %10’unda ağır metal oranı yüksek, 2010 itibarı ile resmi verilere göre ürünün %5’inde limitlerin üzerinde tarım ilacı var, iç suların %43’ü toksik kimyasallar taşıyor. Çin hükümeti 2000’li yılların başından beri organik üretimi teşvik ediyor. Çin, 2011 itibarı ile dünyanın dördüncü büyük organik tarım üreticisi konumunda. Çin’in tarım politikaları öyküsü burada anlattığımdan çok daha karışık ve renkli. Bu öyküden tarım ve gıda politikaları ile ilgili herkes için çıkarılacak çok dersler var.

IMG_8410IMG_8393

 

Fuli Köyü 福利镇

Pazarda gezdikten sonra minibüse doluşup Fuli köyüne gittik. Ana gelir kaynağı yelpaze yapımı olan bu köyün mimarisi de iyi kötü korunmuş durumda. Köylüler, bildiğiniz normal boy yelpazelerden başka dekoratif amaçlı dev yelpazeler de yapıyorlar. İçlerinden resim yeteneği olalar bu yelpazelerin üzerine klasik Çin resimleri çiziyorlar. Tabii en sık yapılan resimlerden birisi de klasik Guilin manzaraları. Bir yelpaze atölyesinde yelpaze yapımını izledikten sonra bir yelpaze dükkanına girip ürünleri inceledik ve bir şey almadık. Köyde gezerken Rong kapıların eşiklerinin yüksek olmasına dikkatimizi çekti. Köylülerin inancına göre kötü ruhlar yüksek eşiklerden atlayamazmış ve böylece evin içine giremezlermiş.

IMG_8536 IMG_8495

 

Li Nehri gezisi

Köy gezimizi bitirince klasik bir Li nehri turu yapmak üzere yola çıktık. Rong’un tuttuğu motorlu bir tekneye binerek akıntı yönünde, Yangshuo’ya doğru 2 saat kadar süren bir seyahat yaptık. Yolculuk sırasında Guilin bölgesinin karstik tepeleri, ormanları ve tüm güzelliklerini doya doya görme imkanı oldu.

IMG_8619 IMG_8593IMG_8652

Yolculuğun sonunda yine Rong’un kiraladığı bir karabatak avcısı bizim için gösteri yaptı. Bu bölgede, özel eğitimli karabataklarla balık avcılığı yapma geleneği varmış. Boynuna bir halka geçirilen karabataklar, nehre dalarak gagaları ile balık yakalıyor ve bu balığı balıkçıya getiriyormuş. Balık tutma seansının sonunda karabatağın boynundaki halka çıkarılarak tuttuğu balıkların bir kısmı kendisine ödül olarak veriliyormuş. Günümüzde modern avcılık yöntemlerinin daha verimli olması nedeniyle bu yöntem terk edilmiş ama yaşlı birkaç balıkçı turistlere gösteri yapmak amacı ile bu işi sürdürüyorlar. Parayı tuttukları balıklardan değil ücretler ve bahşişlerden kazanıyorlar. Rong’un bizim için ayarladığı balıkçının meşhur biri olduğunu, daha sonra internette taratınca anladık. Daha önce National Geographic’te bile fotoğrafları çıkmış. Modelimiz, çok profesyoneldi ama biz o kadar profesyonel fotoğrafçılar olmadığımız için NG’deki kadar güzel fotoğraflar çekemedik.

IMG_8766 IMG_8714 IMG_8803 IMG_8790IMG_8828

Bookmark the permalink.

Bir yorum yazın